Bankacılık ve sigortacılık işkolunda çalışan emekçilerin sendikal mücadelesi 1970'li yılların başında filizlenmeye başladı. O günden bugüne uzanan onurlu mücadelenin kilometre taşları:
Yapı ve Kredi Bankası'nda çalışan banka emekçileri, YAPI-SEN (Yapı ve Kredi Bankası Mensupları Sendikası) sendikasını kurarak işkolumuzda sendikal örgütlenmenin ilk tohumlarını attılar.
Gerçekleştirilen ilk Genel Kurul'da bir araya gelen 185 kişi kısa süre içerisinde on işyerinde örgütlenmeyi başardı ve toplu sözleşme masasında ilk defa banka patronlarının karşısına oturdu.
Elde edilen kazanımlarla işkolundaki diğer çalışanların da ilgisini çeken sendika, Yapı ve Kredi Bankası'nın 9.500 çalışanının 6.000'ini örgütlemeyi başardı.
YAPI-SEN, işkolunun bütününe seslenen bir sendika olma yolunda önemli bir adım attı. Gerçekleştirilen Genel Kurul'da sendikanın adı BANK-SEN (Türkiye Devrimci Banka, Büro, Borsa ve Sigorta İşçileri) olarak değiştirildi. Bu değişiklik, DİSK'e yapılan üyelik başvurusuyla birlikte sınıf sendikacılığı adına da önemli bir mevzi kazanılmasını sağladı.
Olağanüstü Genel Kurul'da sendikal demokrasiyi ve örgütlülüğü geliştirecek bir yapı için tüzük tamamen değiştirildi. Aynı yıl GAM-SEN (Garanti Bankası İşçileri Sendikası) ve ESKİŞEHİR BANK-SEN, BANK-SEN'e katılarak örgütlülüğü daha ileri bir noktaya taşıdı.
TEKNİK-İŞ, AB-SEN ve ULUS-SEN BANK-SEN'e katılma kararı aldı. Daha sonra Milli Aydın Bankası (Tariş-Bank), Türkiye Bağcılar Bankası, Şekerbank, Denizli İktisat Bankası, Güneş Sigorta, Başak Sigorta çalışanları, Sümerbank Mağazası ve Ziraat Bankası yemekhane çalışanları ile çok sayıda büro emekçisi BANK-SEN'in gücüne güç kattı.
BANK-SEN otuz bin üyesi, dokuz Genel Merkez Temsilciliği ve dokuz Bölge Temsilciliği ile ulusal ölçekte işkolunun en büyük sendikası oldu. Aynı yıl alınan kararla Dünya Sendikalar Federasyonu'na (DSF) bağlı Uluslararası Kamu (UKSB) ve Ticaret (UTSB) Sendikaları birliklerine katıldı. DİSK'in dördüncü büyük sendikası olan BANK-SEN, uluslararası sendikacılık alanında da adım attı.
12 Eylül askeri darbesiyle DİSK ve DİSK'e bağlı sendikalarla birlikte BANK-SEN de kapatıldı. Tüm varlıkları denetim altına alındı, yönetimleri kayyumlara devredildi. Yüzü aşkın yönetici ve üye çeşitli suçlamalarla gözaltına alındı, işkence gördü, tutuklandı ve hapis cezasına çarptırıldı.
Temmuz ayında BANK-SEN sendikal mücadeleye yeniden döndü. On bir yıllık karanlık yırtılırken bankacılık ve sigortacılık işkolundaki sınıf mücadelesinde yeni bir dönem başladı. 1992'de, 1979'daki dördüncü olağan kongrenin ardından ilk kez yeniden kongre düzenlendi.
Özelleştirmeler, neo-liberal politikaların gölgesinde yaşanan ekonomik krizler, kuralsızlaştırma ve çalışanların haklarına dönük saldırgan politikalar banka ve sigorta emekçilerinin örgütlenme ihtiyacını daha da artırdı. BANK-SEN, tüm bu sürece rağmen sınıf mücadelesinden taviz vermeyen çizgisiyle bugün de işkolumuzda çalışan emekçilerin umudu olmaya devam ediyor.
Sendikamız, 30 Ekim – 2 Kasım 1976 tarihleri arasında gerçekleştirilen DİSK 3. Olağan Genel Kurulu'nda adını değiştirmiş ve DİSK'e katılım kararı almıştır. 12 Kasım 1976'da DİSK üyeliği kabul edilmiş; o günden bu yana sendikamız DİSK çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir.